Ardahan-Erzurum-Artvin yolunun ilk mola mekanı.
24 Haziran 2010 Perşembe
ŞANS KAPIYI ÇALINCA
Taaa geçen haftasonunda yaptığım bir faaliyet ama paylaşmakta geciktim. Boş bir koşturmaca içindeydim biraz da üşengeçlik diyelim. Koşturmacada genelde ev gezmeleri falan filan. Pek bir yoğunum canummm:P (Caart kaba kağıt! Yoğunmuş! Peh!) Neyse Turist Ömer modundan sıyrılıp asıl konumuza gelelim. İfenim! Haftaiçi çalışma ortamında bir fısırdamalar bir planlamalar kulağıma ilişti. Baktım ki millet birşeylerin peşinde. Hooop bensiz atraksiyon olmaz diyerekten konuyu araştırdım. Mersem bu fısırdak ekip Erzurumda Tortum Şelalesi gezmesi ve Artvin Yusufeli'nde Çoruh'da rafting yapmacası peşindeymiş. Ayrıca benim tıytır bünyeme güvenmeyip bu işin içinden çıkamayacağımı düşünmüşler ve çoooktan ekibi kurmuşlar. Hey heyyy! Ben ki taaa Erciyes'e kıytırık ayakkabıyla tırmanmış, Allahüekber'de -51 derecelerde kamp kurmuş, patlak çadırda kalmış, çadırı köpekler tarafında paralanmış, ölüdenizlerde 7mtye dalmış, kaçkarlarda yağmur altında kurbağa larvalarıyla gölde yüzmüş,basketbol müsabakalarında dudağı patlamış, kayısı ağaçlarına tırmanmış, çatılara kaçan okey taşlarını toplamış(teyzoşa gönderme) deli cesaretli cengaver Denizim! Kim benimle aşık atabilir:P Sonra madem ekip tamam, enazından turistik geziye katılırım dedim. İçimden de hınzır bir ses aman tırsak biri vazgeçer dedi nitekim de denilen oldu:) Yani şans kapıyı çaldı. Pek de güzel oldu çok da güzel oldu:)))
İkinci mola. Gönül ağlayıp karalar bağlarken, yeşilde huzuru aramak.
Turistik gezimizin ilk yeri Tortum şelalesi. Yalnız bu şelale bildiğiniz şelalere benzemez. Etrafını dolanan tahta köprüyü geçerken fıskıye gibi savrulan sudan bir anda sırılsıklam olunuveriyor. Dijital aletler bu nedenle büyük risk altında benden söylemesi. Birde ıslanınca ya paşa paşa kıyafetlerle oturup meyvenizi yiyeceksiniz ya da benim gibi araba içinde kıyafet değiştimek zorunda kalacaksınız. Tercih sizin sevgili gezginlerim.
Gökkuşağına DİKKAT!

Fotoğraf karesinin solunda yer alan sis değil şelalenin etrafa savurduğu damlacıkları
Veee macera başlıyor...
Botlar yarış halinde. Fakat bize güvenmeyen ve sözde sağlam diye nitelendirilen beyaz bot sürekli soğuk suyu boylarken kırmızı bot( bizimki) hiç fire vermeden yarışı açık ara farkla önde tamamlar. 1-1.5 saat süren etapta sadece molalarda, keyfi soğuk suyla buluşulur:)



Yalnız genele vurulduğunda yağmur suyunun nehri doldurduğundan ve kayaların nehir yatağına yakın kaldığından bu nedenle de dalgalanmanın az olduğundan dolayı çoğu kez yaprak misali akıntıyla çaba harcamadan ilerledik. Genelinde Venedik'te gondol geszisindeydik. Adrenalin çok fazla pick yapmadı ya da artık beni paklamıyor böyle hafif dozajlı atraksiyonlar:p Bungie Jumping ya da serbest atlayış gerek bana...
Bu da halis muhlis karadeniz insanı örneği. Asma köprüde benden çok heyecan yaşamıştır herhalde:D
21 Haziran 2010 Pazartesi
20 Haziran 2010 Pazar
DOĞUM GÜNÜ HAFTASI.... YİHUUU:)
1o HAZİRAN BENİM DOĞUMGÜNÜMDÜ sevgili blog sahibeleri ve sanırım ogün dünyanın en mutlu kişisiydim .Mersem ne değerli sevenlerim varmış. Tabii benim sevgim de hepsine karşı sonsuz büyük sonsuz geniş sonsuz fazla! Nasıl seviyorum herbirinizi anlatılmaz yaşanır. Bazı kişiler sadece var olarak dünyayı daha da özel hale getiriyor ve onlarda sizlersiniz toshlarım, haşmoşlarım, gudularım, kuşlarım, meleklerim... İyi ki varsınız ki varlığımı değerli kılıyorsunuz, sizi çookkk seviyore:)09 Haziran'da sevmediğim ama sevmem için mücadele veren zorunlu konaklama yaptığım şehircikte sevdiklerimce doğum günüm kutlandı. Ardından asıl günümde kendimi rüya şehrime attım. İstanbul Modada ekibimi toparladıktan sonra Caddebostan'da bir kareoke barda asıl kutlamayı yaptık. Ders olsun bir de hepimize; sadece nakaratını bildiğimiz bir şarkıyla sahalarda boy göstermek hiçbirimizi kurtarmıyor. Playbackde işe yaramadığından dımdızlak kalıverdik. Misal: "Ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında":)) İyi ki geldiniz Esqi, Güllü, Melek, Bigi-Kozi çifti, Sevde,Sheriphe,Hakançito.. 11Haziranda ailemsiz kutlamaca olmaz diyerek kucaklaşmaya, ardıma 3 arkıdişimi de katarak Esk'e gittim. Toshda gelince biricik aileme uzun zamandan sonra kavuştum. Nasıl özlemişim herbirini bir de Es-Esimi! Es-es'inde altını üstüne getirdik. Odunpazarı Evleri ve Cam müzesi, adalar, doktorlar caddesi, haller, 222...Yılmaz Büyükerşen'i de büyük bir saygı ve sevgiyle anıyorum. Haftanın sonunuda Ankara'da Swimcan ve Toshla geçirdikten sonra içimde dolup taşan sevgi ve mutlulukla kürkçü dükkanına geri döndüm...
DİPNOT: Israrla bahset dediğin için değil(:P) bahsetmem gerektiği için, sevgili çalıkuşum iyi ki varsın! Benim ve arkadaşlarım için yaptıklarına teşekkürler.Seni pek çok pek çok severim:) Aynı şekilde toshum iyi ki geldin. Az görüşsek de Ankarada telafi ederük gari. Seni de siviyurum pek çok:) Birde anne tontonla annane tonton, yemekleri yiyemesekde tatlıları döktürmüşünüz gene;) Canlarımsınız be yaw!
1. Toshun hediye kutusu,üzerindeki magnet
2-Guduların hediye küpeleri
3-Ev arkadaşımın Kuşadasından hediye nazar boncuklu bilekliği
4_Odunpazarından Htc'nin aldığı taç
4_Odunpazarından Htc'nin aldığı taç
5_Toshun Roma'dan gelen hediye pafümü
6-Sevde'nin vampirli defteri I LOVE THİS GAME!
7-Suda şişen bitki toprağı ve zuzulu kayakçı anahtarlık
8-Toshun çilek kokulu mumu ve mozart çalan müzik kutusu

Veee devam:) Soldan sağa olmak üzere;
1-Toshun aldığı elbise
2-Çalıkuşu'nun samsundan gelen yöresel atkısı
3-Guduların aldığı tiril tiril pijama
Veee.. Anneler günü ve her aklıma geldiğinde dillendirdiğim canım çocukluk tavşanım
Kaydol:
Yorumlar (Atom)