20 Haziran 2010 Pazar

DOĞUM GÜNÜ HAFTASI.... YİHUUU:)

1o HAZİRAN BENİM DOĞUMGÜNÜMDÜ sevgili blog sahibeleri ve sanırım ogün dünyanın en mutlu kişisiydim .Mersem ne değerli sevenlerim varmış. Tabii benim sevgim de hepsine karşı sonsuz büyük sonsuz geniş sonsuz fazla! Nasıl seviyorum herbirinizi anlatılmaz yaşanır. Bazı kişiler sadece var olarak dünyayı daha da özel hale getiriyor ve onlarda sizlersiniz toshlarım, haşmoşlarım, gudularım, kuşlarım, meleklerim... İyi ki varsınız ki varlığımı değerli kılıyorsunuz, sizi çookkk seviyore:)
09 Haziran'da sevmediğim ama sevmem için mücadele veren zorunlu konaklama yaptığım şehircikte sevdiklerimce doğum günüm kutlandı. Ardından asıl günümde kendimi rüya şehrime attım. İstanbul Modada ekibimi toparladıktan sonra Caddebostan'da bir kareoke barda asıl kutlamayı yaptık. Ders olsun bir de hepimize; sadece nakaratını bildiğimiz bir şarkıyla sahalarda boy göstermek hiçbirimizi kurtarmıyor. Playbackde işe yaramadığından dımdızlak kalıverdik. Misal: "Ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında":)) İyi ki geldiniz Esqi, Güllü, Melek, Bigi-Kozi çifti, Sevde,Sheriphe,Hakançito.. 11Haziranda ailemsiz kutlamaca olmaz diyerek kucaklaşmaya, ardıma 3 arkıdişimi de katarak Esk'e gittim. Toshda gelince biricik aileme uzun zamandan sonra kavuştum. Nasıl özlemişim herbirini bir de Es-Esimi! Es-es'inde altını üstüne getirdik. Odunpazarı Evleri ve Cam müzesi, adalar, doktorlar caddesi, haller, 222...Yılmaz Büyükerşen'i de büyük bir saygı ve sevgiyle anıyorum. Haftanın sonunuda Ankara'da Swimcan ve Toshla geçirdikten sonra içimde dolup taşan sevgi ve mutlulukla kürkçü dükkanına geri döndüm...
DİPNOT: Israrla bahset dediğin için değil(:P) bahsetmem gerektiği için, sevgili çalıkuşum iyi ki varsın! Benim ve arkadaşlarım için yaptıklarına teşekkürler.Seni pek çok pek çok severim:) Aynı şekilde toshum iyi ki geldin. Az görüşsek de Ankarada telafi ederük gari. Seni de siviyurum pek çok:) Birde anne tontonla annane tonton, yemekleri yiyemesekde tatlıları döktürmüşünüz gene;) Canlarımsınız be yaw!
Herbirimiz nostalji olduğumuzda dostluğumz baki kalacaktır.
Odunpazarında el emeği göz nuru ürünlerin sergisi.
Eskişehir'n meşhur Çiğ böreğinin lezzet durağı.
Psiko Husky! Keşke benim olsaydı ehe:)
Bana Büyükbabamı, karpuz heybesini hatta çocukluğumu hatırlatan önemli bir obje! Motorsikletler...İçi restore edilmiş Odunpazarı Evleri
Birde jetonla çalışan şipşak fotolardan çekinebilsem nostaljiyi tamalayabilcem sanırım:P
Cam müzesi
Asabi cam surat
Güleç cam surat
Somurtkan cam surat
Üzgün cam surat

Cam sivrisinekler
Bunlarda zamanın elbiseleri nişanlıkları falan. En sondakine bayıldım. Es-Esimin geçmiş halkıda pek bir zevkliymiş yahu:P
Veeee... Gelelim hediyelere. Bambu ağacından abajur!
Kelebekli avize
Soldan sağa ve yukarıdan aşağıya olmak üzere:
1. Toshun hediye kutusu,üzerindeki magnet
2-Guduların hediye küpeleri
3-Ev arkadaşımın Kuşadasından hediye nazar boncuklu bilekliği
4_Odunpazarından Htc'nin aldığı taç
5_Toshun Roma'dan gelen hediye pafümü
6-Sevde'nin vampirli defteri I LOVE THİS GAME!
7-Suda şişen bitki toprağı ve zuzulu kayakçı anahtarlık
8-Toshun çilek kokulu mumu ve mozart çalan müzik kutusu
Veee devam:) Soldan sağa olmak üzere;
1-Toshun aldığı elbise
2-Çalıkuşu'nun samsundan gelen yöresel atkısı
3-Guduların aldığı tiril tiril pijama
Veee.. Anneler günü ve her aklıma geldiğinde dillendirdiğim canım çocukluk tavşanım
Eee hep hediye alınmakla olmaz almakda gerek bazen. işte ev arkadaşlarıma hediye edilen magnet olan çerçeveler
Bu da vakti zamanında Fethiyeden kardeşe alınan kandil
Kendi kendime hediye edilen kitapçığım
Bukadar mutluluğun üstüne mutlu mutlu yapılan muffinim:)

4 Haziran 2010 Cuma

YAZ YAZ YAZ! BLOG'A HEMEN YAZ:)


Sonunda güneşi gördüm ya burdada nasıl mutlu oldum. Gerçi arada hava da kendi haline şaşıp gözyaşlarını salıveriyor ama olsun mutluluk yağışları onlar buna da razıyız, asma suratını tamam mı canım gökyüzüm:P Hoşgeldin makarna-karpuz-peynir üçlemem, hoşgeldin açıkhava kampları, piknikleri, yürüyüşleri ya hoşgeldiniz sizde birbirinden güzel meyvelerim. Nasıl özlemişim sizi bir bilseniz.
Salıncakta sallanıp hem insanlıktan soyutlanma hemde insanlığa atlayıp karışma karmaşasını düşleme
Bu binada önceden kayak tesisi olan ama yeterli kar olmadığı için faal olmayan ormanlık alandaki bina. Manzarası ve gidiş yolu çok güzel. Bence restore edilse, içinde şömineside var, oldukça rağbet görür. İlgililere duyurulur.

3 Haziran 2010 Perşembe

ÇOCUKLA ÇOCUK OLMAK:)+KERMES

"Palyaçolarrr.. İlüzyonlar...Konserler.. Gösterilerr.. Tüm halkımız davetlidirrr..." duyurusunu duyunca ee gidelim bir bakalım dedik. Gidincede baktık ki çocuksuz gelen tek yetişkin biziz ve ortalık bıcırık kaynıyor, biz de hem öferik çocuk ruhumuzu kaybetmeyelim hem de çocuk sevindirelim diye çalışma arkadaşımızın bücürüğünü gidip alıp geldik ve abartılı tepkilerle gösteriyi izledik. Bu koşullarda bunu bulmak çocuklar için bir nimet tabii kii.. Aşağıda 3938 metre açılmış bücürüğümüzü görmektesiniz:)

Yukardakilerde ilüzyon ve yarışma yapan en eğlenceli kısmında görev alan Palyaçolar:)
Konser diye adlandırdıkları adlarını bilmediğim Neşe Karaböcek ve Ferdi Tayfur versiyonundaki sanatçılar. Herşey tamamda bu kısım hem bana hem çocuklara hitap etmedi. Sanırım protokol içindi. En komiğide Bayanın o elibiseyle "Yeşil ördek gibisin..."i söylemesiydi:))))

Ertesi günde Kültürel Aktivitelere devam diyerek çalışma arkadaşımızın eşinin düzenlediği kermese katıldık. Üniversitede deneme fırsatı bulmuş ve anneme yaptığım ahşap boyama tepsiden sonra tekrar bu konuya heves sarmış bulunmaktayım.Mozaik çalışmadan yapılmış Atatürk Portreleri satılmış olmasaydı zimmetime geçirilcekti ama.. :( İki fotoğrafıda yüklememin sebebi de, çekerken ışık ayarlarını ayarlayamadığımdan çerçevenin ve portrenin netliğini bir karede yakalayamamaktan dolayıdır. Açıklama da hemen yapıla! Söylentilere göre Nazım Hikmet'in "Bana mutluluğun resmini çizebilirmisin Abidin?" sorusuna karşın Abidin Dino'nun resmettiği ünlü eser, nekadarda güzel el emeği ile buluşmuş değilmi?%99.9 ihtimalle manik kişiliğinde bir eve sahip olacağımdan hayali evimin holüne yakıştırdığım anahtarlık.Bu da yinde hayal evimde çalışma masamın yanına yakıştırdığım CDlik
Tosh'a ve Annişe biran hediye etmeyi planlayayıp sonra hem sıradanlıktan sıyrılayım hem de burayla ilgili hatıra taşımayayım diye vazgeçilen buzdolabı magnetleri
Veee serginin geneli!
Birde buranın yöresel yiyeceği KETEyi yemiş bulunmaktayım. Yağlı katmere benzetebiliriz. Güzel bir lezzet...

30 Mayıs 2010 Pazar

...

BEN ADAM OLAMAM! ÇÜNKÜ;
İNSANLARI KENDİM GİBİ ZANNEDİYORUM HALA!
SEVDİKLERİM BENİ ÜZÜYOR HALA!
BENİ ÜZENLERİ ÇOK SEVİYORUM HALA!
BENİ ÜZENİ ÖZLÜYORUM HALA!
ARKAMDAN İŞ ÇEVİRENLERE ORTAK OLUYORUM HALA!
SEVDİĞİMDEN SEVDİĞİM İÇİN KAÇIYORUM HALA!
CANIM CANIMDAN ALINIYOR BEN SESSİZCE İZLİYORUM HALA!
YAŞAM FORMLARINA RAĞMEN İNSANIM HALA!
ÇOK ÜZGÜNÜM HALA! :((

21 Mayıs 2010 Cuma

HOPA MI??? Hobaaa....

KIRMIZI ekibi; 18 mayıs 2010 tarihinde saat 18 civarları oturmuş 19 mayısta planladıkları ve iptal olan Gürcistan gezisine üzülmektedir. Acaba Posoftaki şenlikte mi tatili değerlendirsek diye düşünülürken içlerinden biri de HOPA ya denize girmeye mi gitsek diye alternatif sunar. İçlerinden biride ozaman haydi kalkalım ve şimdi gidelim, hiç bir planlama yapmadan hiçbirşey almadan der. Aksiyon meraklısı ekibin gözlerinin içi parlar ve heran vazgeçilme riskinle karşı karşıya kalmamak için saniyelik kararla arabaya atlanıp yola koyulunur. Devreye ELVİS PRESLEYden JAİLHOUSE ROCK parçası girer. ( Dinleyiniz ve çoşkuya katılınız:P) Ardında da ALL SHOOK UP!
:))))) Hobaaaa...
3 kişilik ekip arabanın benzin parasını denkleştirip yola çıkar. Şavşatda bir aile çay bahçesinde mola verilinir. Tenha yolun salaş mekanında öncesinde korumacı gibi üzerimize gelen ama aslında sevgi arsızı olan topal köpek sevilir. Ardından mekanın sahibinden Hopa'da kalınacak pek tekin yerlerin olmadığı ve yapılacakda pek birşeyin olmadığı öğrenilir. Artvin'de ya da Şavşat'da Bungalov evlerinde mi kalsak planlaması yaparken birden ekip kendini Ardeşen'de buluverir. Ogün alınmış olan ATLAS dergisinin EGE,MARMARA VE KARADENİZ KIYILARINDAKİ TATİL ATLASI fazlasıyla danışılmak için kullanılır.Ardeşen'e 01:00de varılınca geceyi öğretmen evinde geçirmek için uyuyan görevli uyandırılır. Fakat birkaç saatliğine ödenecek tutar fazla bulununca geceyi arabada geçirme kararı alınır ve özür dilenerek ortamdan ışınlanılır. Bu fikirde sonrasında cazip bulunmayınca Rize'nin yolu tutulur ve macera başlar... Ta ta tam! Teşekkürler ATLAS, rehberliğin için:)))
Rizeye varılınca aslında Ardeşen'den fiyat olarak farkı olmayan Öğretmen Evi kabul edilir ve sabaha kadar lak laktan sonra birkaç saatlik uykuya dalınır. Sabahında güzel bir açık büfe kahvaltıdan sonra Rize keşfine başlanır.
Rize merkezde gezip ihtiyaçlarımızı giderdikten, meşhur çayını yudumlayıp Dergah'ta Laz Böreğini yedikten sonra birde arabanın ihtiyaçları yarım kalmasın diye araç sanayiye götürülür. Aracın tekerleri değiştirilirken(Malum boşuna Türkiye'nin en usta şoförleri Artvin'den çıkmıyor! O yollara aracımız iyi bile dayandı.) bende yukardaki manzaraya yağmur çamur demeden dayanamayıp dalınca, galeri sahibinden DAĞMARANdaki DAĞHANın önerisi yapılır. Öğle yemeği için karşınızda DAĞHAN!
Hernekadar gidip görmesemde yapı Japonların geyşa evlerine benzetilir. Gerçi artık vize kalktığından dolayı Japonya'ya gitmek de hayal değil:) Burada vizesiz geçiş hakkımızın olduğu ülkeler ise;
ANTİGUA-BARBUDA,
ARJANTİN, ARNAVUTLUK, BAHAMALAR, BARBADOS, BELİZE, BOLİVYA, BOSNA-HERSEK, BREZİLYA, EKVADOR, EL SALVADOR, FAS, FİJİ, FİLİPİNLER, GUATEMALA, GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ, GÜRCİSTAN, HAİTİ, HIRVATİSTAN, HONDURAS, HONG KONG, İRAN, JAMAİKA, JAPONYA, KARADAĞ, KAZAKİSTAN, KIRGIZİSTAN, KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ, KOLOMBİYA, GÜNEY KORE, KOSOVA, KOSTA RİKA, LİBYA, LÜBNAN, MAKAU ÖZEL İDARE BÖLGESİ, MAKEDONYA, MALDİVLER, MALEZYA, MAURİTUS, NİKARAGUA, PAKİSTAN, PALAU CUMHURİYETİ, PARAGUAY, RUSYA, ST.VİNCENT-GRENADİNES,SİNGAPUR, SOLOMON ADALARI, SRİ LANKA, SURİYE, SVAZİLAND, ŞİLİ, TAYLAND, TRİNİDAD-TOBAGO, TUNUS, TUVALU, URUGUAY, ÜRDÜN, VENEZUELA.
En çokda Maldivler ilgimi çekti kısmet belki birgün:P
Bu da yağmur ve sis dışında arada kendini gösteren rize manzarası...Rizeden sonra önce Hopa'da deniz kenarında mola verdik sonrasında Artvin'i gezdik. Burdada Karadenizin haşin dalgalarından tırstığımın resmidir.
Bu da mutluluğumun resmi:))
İnsanın kendi aracının olması negüzel birşeymiş. Arabam olsun, şoför Nebahat olayım tek rakibim hava yolları olsun istiyorum:p
Sofra bezi gibi görünsede laf atanı oyarım tamam mı? Bi kere çok tatlı benim Artvin alışverişim. Fotoda myle çıkmış...
Küpeler Rize, yüzükler de Ardahan'dan. Sanırım hiçbirzaman şıkır şıkır bir hatun olamayacağım, hep çocuk ruhlu kalacağım :s
Şimdide gene Elvis'ten DEVİL İN DİSGUİSE ile kapanışı yapıyoruz...
Yihuuuu................................................

20 Mayıs 2010 Perşembe

FLASH FLASH FLASH... DEV KONSER! PEH...

Günlerce seçim sloganları gibi sokaklarda sloganlar yapıldı. Haluk Levent geliyoooor.. Dev konser diye ama tam bir hüsrandı:( Birincisi 18-23 arası belirtilen saate hiç riayet etmedi. 19:30de başladı 21:00de konser bitti ve verdiğimiz parayı hiç haketmedi. İkincisi çoluk çocuk ve kromanço yuvasıydı. Gerçi bu şehirde beklenen bir olaydı oda ayrı... Üçüncüsü mikrofonu seçim sahasındaymış gibi değerlendirip paso aralarda siyaset yaptı. Şiddetle kınadım kendisini. Ayrıca istek yapmamızı engelledi, en baba şarkılarını söylemedi ve Elfidadan gene hiç hazetmedim. Bir senedir söylediği ama Pikapçı Rüzgar'ın şarkısı "zifiri" yi albümüne koyamadığını üzülerek söylesede ben sevindim açıkçası. Ayrıca arkasında tabancalı gangsterler bekliyormuşda zorla konsere gelmiş modunda asık suratla bizi karşılayan ekibinide hiç profosyonel bulmadım. Resmen benim enerjimi aldılar ama yinede enerji patlaması yaşadığımız için saçmalamışda olsak konser sonunda halayımızı çektik ekibimizle... (munzur surat:p)Konser öncesi mekanımızElinden tutunca koşullanmış gibi zıplamaya başlayan küçük rocker:)Konser sonrası sponsor olan bir mekanda kendisiyle sözleşmiş gibi tekrar karşılaştık. En iyi performansı ile İSTANBUL u söyledi ve işte o an beni benden aldı...
İnsanları kınamak doğru değil aslında ama konserede bu modda gelinmezki ya:(( Terlik giysedi Gaffur modunda daha iyi bile olabilirdi:s O kunduranın arkasına basmakda neyin nesi ki ıyk.. Pıf! Of! Pof! Püf!

9 Mayıs 2010 Pazar

ANNE ANNE ANNECİĞİM....

Melek yüzlüm; varlığına, sayende kattetiğimiz yollara(arada isyan etsemde derinden hayat tutar ellerimden), karşılıksız sonsuz sevgine binlerce şükür! Birde seni dünyaya getiren annaneciğim ve büyükbabacığımada tabii ki... Birtek sen olsan bana birşey olmaz! Birde elimden düşüremediğim sırık tavşanım:P Kendisiyle yıllardır ayrı düşsekde:( [Tosha gönderilen taş umarım yerine ulaşmıştır:P] Birde fotoda bir tanesi eksik olan toshlar, iyiki varsınız hepinizi pek bir sevirem:) Hepiniz benim birtanemsiniz!
Özlem kokan cümleler bunlarrrrr...
Buda, Çalıkuşu ve Haşmoşun Annişe yaptığı jestlerden sonra kıskanılarak yapılmış ve Melek yüzlüme ithaf edilmiş Dr.Oetker Princess Lillifee Çilekli-çikolatalı pudingdir! Hıh!