11 Ağustos 2010 Çarşamba

DAMAL ŞENLİĞİ

Olayın üzerinden oldukça zaman geçince aslında anlatmanın bir zevki kalmıyormuş ama bu doğaüstü olayı atlamak olmaz. Tam tarihi hatırlamamakla birlikte 04 temmuz olduğunu tahmin etmekteyim. Önce bir tanışın düğününe katılıp ardından Damal'ın yolunu tuttuk. Amacımız yıllar önce bir fotoğrafta görüp hayran kalmış olduğum, buradada her işyerini süsleyen ATATÜRK'ÜN DAĞA YANSIYAN SİLÜETİNİ çıplak gözle görebilme heyecanı... Hemde olayın sadece 3ila 5 dakika sürmesinin haklı gururuyla... Sanırım bu keşif bir çobanın keşfiyle olmuş, pek de güzel olmuş çokda güzel olmuş:))
Düğünde gördüğünüz gibi koskocaman bir halka var. Çoluk çocuk herkes oyuna eşlik ediyor, bukadar kalabalıkla o toza toprağa rağmen coşarak oynamak, bu şehrin bana hiç ummadığım bir katkısı oldu. Ben ki belli bir müzik kriterimin dışına çıkmazken şimdi oyun sahasından, halay başlarından çıkmaz oldum:P Napalım buranında enerji atıp desarj olmanın tek olayı budur arkıdişler! Birde sahada sağda görünen yaşadığım şehircik olmaktadır. Şu köymü derseniz ivit, isterseniz oturduğum evi bile işaretleyebilirim inandırıcılığı artsın diye:P
İŞTE OLAY BUDUR! Söze gerek yok çok fazla zaten...
Bu cicili bicili teyze ile kızanlar, buranın yöresel kıyafetini giymiş Damal hatunları.
Veee gene bulduğu at sırtına zıplayan amazon ruhlu ben deniz:)))

9 Ağustos 2010 Pazartesi

BEBİTOLARLA BICIRIKLAR...

Koskocaman pekçe upuzun bir aradan sonra yine sahaya döndüm. Okadar uzun ara vermişimki bakınız yazı yazmayı bile unutmuşum:) Paylaşcak bir yığın gezmecem var olmasına rağmen şimdilik ara sıcak bir post yazayım 3 ay sonra asıl menüye geçeriz he hee:p
Aslında bu postu öncelikle köpişleri, çok önceden paylaşacaktım ama hem koşturmacadan hemde sürekli aralarına yenilerinin katılmasından dolayı fırsat olmadı. Şimdi efenim aşağıda gördüğünüz köpek topluluğu başta hamile anneyle başladı. Önce anne köpek bizim alanda 7 tane köpek dünyaya getirdi. 6 adet siyah ve 1 adet kahverengi. Sonra dışarda 3 tane beyaz ve kırçıllı köpek nasıl olduysa himayesine dahil oluverdi. Çekirdek aile oldu ayçiçeği ve nedense hayvan tırsaklarına kabak çekirdeği tadı verince bir kısmı sahiplenildi, biri yıkanıp soğukta kalınca erkenden hayata veda etti geri kalanlar uzak diyarlara salındı. Şimdi ise yolu bulup dönen anne köpek ve yavrusu olmadığı halde anneye en çok benzeyen pamuk beyazı köpek hala korumamız altında. Aileye katılan yeni üyeler ve pamuğun ergen halini başka postda yayınlarım gari;) e

Çocuk portrelerine takılmaca birde:)))

Geleceğin süper adamı olmaca

Mutsuz bence buranın çocukları.. Hiç yüzleri gülmüyor:(

24 Haziran 2010 Perşembe

ŞANS KAPIYI ÇALINCA

Taaa geçen haftasonunda yaptığım bir faaliyet ama paylaşmakta geciktim. Boş bir koşturmaca içindeydim biraz da üşengeçlik diyelim. Koşturmacada genelde ev gezmeleri falan filan. Pek bir yoğunum canummm:P (Caart kaba kağıt! Yoğunmuş! Peh!) Neyse Turist Ömer modundan sıyrılıp asıl konumuza gelelim. İfenim! Haftaiçi çalışma ortamında bir fısırdamalar bir planlamalar kulağıma ilişti. Baktım ki millet birşeylerin peşinde. Hooop bensiz atraksiyon olmaz diyerekten konuyu araştırdım. Mersem bu fısırdak ekip Erzurumda Tortum Şelalesi gezmesi ve Artvin Yusufeli'nde Çoruh'da rafting yapmacası peşindeymiş. Ayrıca benim tıytır bünyeme güvenmeyip bu işin içinden çıkamayacağımı düşünmüşler ve çoooktan ekibi kurmuşlar. Hey heyyy! Ben ki taaa Erciyes'e kıytırık ayakkabıyla tırmanmış, Allahüekber'de -51 derecelerde kamp kurmuş, patlak çadırda kalmış, çadırı köpekler tarafında paralanmış, ölüdenizlerde 7mtye dalmış, kaçkarlarda yağmur altında kurbağa larvalarıyla gölde yüzmüş,basketbol müsabakalarında dudağı patlamış, kayısı ağaçlarına tırmanmış, çatılara kaçan okey taşlarını toplamış(teyzoşa gönderme) deli cesaretli cengaver Denizim! Kim benimle aşık atabilir:P Sonra madem ekip tamam, enazından turistik geziye katılırım dedim. İçimden de hınzır bir ses aman tırsak biri vazgeçer dedi nitekim de denilen oldu:) Yani şans kapıyı çaldı. Pek de güzel oldu çok da güzel oldu:)))
Ardahan-Erzurum-Artvin yolunun ilk mola mekanı.
İkinci mola. Gönül ağlayıp karalar bağlarken, yeşilde huzuru aramak.Turistik gezimizin ilk yeri Tortum şelalesi. Yalnız bu şelale bildiğiniz şelalere benzemez. Etrafını dolanan tahta köprüyü geçerken fıskıye gibi savrulan sudan bir anda sırılsıklam olunuveriyor. Dijital aletler bu nedenle büyük risk altında benden söylemesi. Birde ıslanınca ya paşa paşa kıyafetlerle oturup meyvenizi yiyeceksiniz ya da benim gibi araba içinde kıyafet değiştimek zorunda kalacaksınız. Tercih sizin sevgili gezginlerim. Gökkuşağına DİKKAT!
Fotoğraf karesinin solunda yer alan sis değil şelalenin etrafa savurduğu damlacıkları
Veee macera başlıyor...
Botlar yarış halinde. Fakat bize güvenmeyen ve sözde sağlam diye nitelendirilen beyaz bot sürekli soğuk suyu boylarken kırmızı bot( bizimki) hiç fire vermeden yarışı açık ara farkla önde tamamlar. 1-1.5 saat süren etapta sadece molalarda, keyfi soğuk suyla buluşulur:)
Yalnız genele vurulduğunda yağmur suyunun nehri doldurduğundan ve kayaların nehir yatağına yakın kaldığından bu nedenle de dalgalanmanın az olduğundan dolayı çoğu kez yaprak misali akıntıyla çaba harcamadan ilerledik. Genelinde Venedik'te gondol geszisindeydik. Adrenalin çok fazla pick yapmadı ya da artık beni paklamıyor böyle hafif dozajlı atraksiyonlar:p Bungie Jumping ya da serbest atlayış gerek bana...Bu da halis muhlis karadeniz insanı örneği. Asma köprüde benden çok heyecan yaşamıştır herhalde:D
Karadenizin zengin doğal örtüsüyle faaliyet raporunu bitiriyoruz....

21 Haziran 2010 Pazartesi

......

MAHPUS KADERİM Mİ BU BENİM? SENARYO HEP AYNI SADECE OYUNCULAR FARKLI!!!:((

20 Haziran 2010 Pazar

DOĞUM GÜNÜ HAFTASI.... YİHUUU:)

1o HAZİRAN BENİM DOĞUMGÜNÜMDÜ sevgili blog sahibeleri ve sanırım ogün dünyanın en mutlu kişisiydim .Mersem ne değerli sevenlerim varmış. Tabii benim sevgim de hepsine karşı sonsuz büyük sonsuz geniş sonsuz fazla! Nasıl seviyorum herbirinizi anlatılmaz yaşanır. Bazı kişiler sadece var olarak dünyayı daha da özel hale getiriyor ve onlarda sizlersiniz toshlarım, haşmoşlarım, gudularım, kuşlarım, meleklerim... İyi ki varsınız ki varlığımı değerli kılıyorsunuz, sizi çookkk seviyore:)
09 Haziran'da sevmediğim ama sevmem için mücadele veren zorunlu konaklama yaptığım şehircikte sevdiklerimce doğum günüm kutlandı. Ardından asıl günümde kendimi rüya şehrime attım. İstanbul Modada ekibimi toparladıktan sonra Caddebostan'da bir kareoke barda asıl kutlamayı yaptık. Ders olsun bir de hepimize; sadece nakaratını bildiğimiz bir şarkıyla sahalarda boy göstermek hiçbirimizi kurtarmıyor. Playbackde işe yaramadığından dımdızlak kalıverdik. Misal: "Ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında":)) İyi ki geldiniz Esqi, Güllü, Melek, Bigi-Kozi çifti, Sevde,Sheriphe,Hakançito.. 11Haziranda ailemsiz kutlamaca olmaz diyerek kucaklaşmaya, ardıma 3 arkıdişimi de katarak Esk'e gittim. Toshda gelince biricik aileme uzun zamandan sonra kavuştum. Nasıl özlemişim herbirini bir de Es-Esimi! Es-es'inde altını üstüne getirdik. Odunpazarı Evleri ve Cam müzesi, adalar, doktorlar caddesi, haller, 222...Yılmaz Büyükerşen'i de büyük bir saygı ve sevgiyle anıyorum. Haftanın sonunuda Ankara'da Swimcan ve Toshla geçirdikten sonra içimde dolup taşan sevgi ve mutlulukla kürkçü dükkanına geri döndüm...
DİPNOT: Israrla bahset dediğin için değil(:P) bahsetmem gerektiği için, sevgili çalıkuşum iyi ki varsın! Benim ve arkadaşlarım için yaptıklarına teşekkürler.Seni pek çok pek çok severim:) Aynı şekilde toshum iyi ki geldin. Az görüşsek de Ankarada telafi ederük gari. Seni de siviyurum pek çok:) Birde anne tontonla annane tonton, yemekleri yiyemesekde tatlıları döktürmüşünüz gene;) Canlarımsınız be yaw!
Herbirimiz nostalji olduğumuzda dostluğumz baki kalacaktır.
Odunpazarında el emeği göz nuru ürünlerin sergisi.
Eskişehir'n meşhur Çiğ böreğinin lezzet durağı.
Psiko Husky! Keşke benim olsaydı ehe:)
Bana Büyükbabamı, karpuz heybesini hatta çocukluğumu hatırlatan önemli bir obje! Motorsikletler...İçi restore edilmiş Odunpazarı Evleri
Birde jetonla çalışan şipşak fotolardan çekinebilsem nostaljiyi tamalayabilcem sanırım:P
Cam müzesi
Asabi cam surat
Güleç cam surat
Somurtkan cam surat
Üzgün cam surat

Cam sivrisinekler
Bunlarda zamanın elbiseleri nişanlıkları falan. En sondakine bayıldım. Es-Esimin geçmiş halkıda pek bir zevkliymiş yahu:P
Veeee... Gelelim hediyelere. Bambu ağacından abajur!
Kelebekli avize
Soldan sağa ve yukarıdan aşağıya olmak üzere:
1. Toshun hediye kutusu,üzerindeki magnet
2-Guduların hediye küpeleri
3-Ev arkadaşımın Kuşadasından hediye nazar boncuklu bilekliği
4_Odunpazarından Htc'nin aldığı taç
5_Toshun Roma'dan gelen hediye pafümü
6-Sevde'nin vampirli defteri I LOVE THİS GAME!
7-Suda şişen bitki toprağı ve zuzulu kayakçı anahtarlık
8-Toshun çilek kokulu mumu ve mozart çalan müzik kutusu
Veee devam:) Soldan sağa olmak üzere;
1-Toshun aldığı elbise
2-Çalıkuşu'nun samsundan gelen yöresel atkısı
3-Guduların aldığı tiril tiril pijama
Veee.. Anneler günü ve her aklıma geldiğinde dillendirdiğim canım çocukluk tavşanım
Eee hep hediye alınmakla olmaz almakda gerek bazen. işte ev arkadaşlarıma hediye edilen magnet olan çerçeveler
Bu da vakti zamanında Fethiyeden kardeşe alınan kandil
Kendi kendime hediye edilen kitapçığım
Bukadar mutluluğun üstüne mutlu mutlu yapılan muffinim:)