21 Mayıs 2011 Cumartesi

KÜÇÜK ÇAPLI KARADENİZ TURU

BİRİNCİ GÜN(29.04.2011)= TRABZON FORUM ALIŞVERİŞ MERKEZİ, AKÇABAT'DA NİHAT USTA'DA AKÇABAT KÖFTE YEMEK, AKÇABAT UYGULAMA OTELİNDE KONAKLAMA








İKİNCİ GÜN(30.04.2011)= SÜMELA MANASTIRI, UZUNGÖL, RİZE ŞEHİR MERKEZİNDE İHTİYAÇ MOLASI, AYDER'E KONAKLAMA İÇİN ULAŞMA



Sümela manastırının haşin yolu











Yüzlerce metre yükseklikte dağın içine oyulmuş sisler içindeki Sümela manastırı







Dağın içine oyulmuş bölmeler



















Flashlı fotoğraf çekmenin yasak olduğu tarihi işlemeler



Uzungöle geldiğimizde sis perdesinin hayal kırıklığı yaratması ama gölü turlarken bize doğanın yüzünü göstermesi



Bir o yandan...



Bir bu yandan...



Karadenizin meşhur taş köprüleri



Gölün etrafını dolanırken bunu fırsat bilip fotoğraf denemeleri yapmak

































ÜÇÜNCÜ GÜN(01.05.11)=AYDER,KÖKSAL PANSİYON,SARP,HOPA VE DÖNÜŞ






Reklamlarrr... İkinci geceyi geçirdiğimiz Ayder'deki Köksal pansiyon. Pansiyon sahipleri acayip şeker insanlardı ve pansiyon hakkını veriyordu. Şiddetle tavsiye edilir.







Banyo, Wc ve yatakların birarada bulunduğu şirin odamız




Odamın pencere görüntüsü



MİSIR:))



kuzine







Teleferik sistemiyle eşyaların taşınması



Pansiyonda kahvaltımız



Şelale huzuru



Doğayla meditasyon







Yayla evleri



Ormanda katalog çekimine katılan Si Kaşen:)











Yöresel kiyafetlerin doğa ile konsepti



Ayder uşağı



İstifini bozmayıp gelen ve fotoğraf çekinirken pozumuza dahil olan sıcak kanlı köpecikle sahibi



Doğayla iç içe



Karadenizde tulum eşliğinde horon coşkusu







T.C'nin en kuzey doğu ucundayım



Hedef: Gürcistan köyleri :P



Hopa'da Karadenizle buluşma



Hopa'da Havyar, Mezgit, istavrit,somon balıkları ile süslü masamız

27 Şubat 2011 Pazar

ZAMAN GEÇİYOR DUR DEMEK OLMAZ

KARS-SARIKAMIŞ ŞEHİTLİĞİNDE ŞEHİTLERİMİZİ ANMAK. YILLAR ÖNCE ALLAHÜEKBER DAĞLARINA YAPTIĞIM TIRMANIŞTA DONMANIN NASIL BİRŞEY OLDUĞUNU HİSSEDİP VE HATIRLAYIP EMPATİ KURARAK BURNUMUN DİREĞİNİ SIZLATMAK.
HER HAFTA DÜZENLİ OLARAK YAPMAYA ÇALIŞTIĞIMIZ VOLEYBOL MAÇINA KATKIM OLMASADA KATILMAK:) AMAÇ EKİP SPORUNU SEVMEK.
3.PİSTİ ZORLAMAK VE HER DEFASINDA KAYAK KONUSUNDA GELİŞMİŞ OLDUĞUMU GÖRMEKTEN MUTLULUK VE GURUR DUYMAK. SNOWBOARDU DENEMEYE CESARET TOPLAMAK.
İSTANBUL ZİYARETİNDE SADIK DOSTLARIMI(ÜSTÜNE BASA BASA) BENİM İÇİN YOLLARI KATIP GELEN GÜLLÜŞAHIMI VE BEYİNİ GÖRMEKTEN ACAYİP MUTLU OLMAK .
BİGİMİN DOĞUM GÜNÜ HEDİYESİNİ ALIRKEN DAYANAMAYIP KENDİMEDE ALDIĞIM MUZUR ŞEŞİBEŞ SAATİMİ DUVARIMDA SEYRETMEK. MALUM ZAMANIN GEÇTİĞİNİ İSPATLAYAN KOCAMAN BİR GÜLÜMSEMEYE İHTİYACIM VAR:) SAAT:16:00 DİN DAN DON!
DEPRESYONA, AJİTASYONA, DOST KAZIKLARINA, YAR ACILARINA, GEÇMEYEN ZAMANA, ÖZLEMLERİN İÇ ACITMALARINA, İŞYERİ POLEMİKLERİNE BİREBİR! SOLGAR SARI KANTARON OTU.

İNSAN BOYU UZAYIP GİDEN BUZ TUZAKLARININ ARTIK ERİYİP BAHARI MÜJDELEMESİNİ BEKLEMEK...

6 Şubat 2011 Pazar

pıf

Caroline nasıl olabilirim dedim . Olamadım. Kendimden nefret ettim.
Voleybol maçı ve ekip eğlencesinden sonra karla yüzleştim, Bünye iflas etti. Otit, sinüzit ve ÜSYE ile birlikte üç gün yatakta mücadale verdim. Ardına beynimde bir kütle ve sol kulağımda bozuk televizyon cızırtısı kaldı. Hastalıktan nefret ettim.

Dünyalar tatlısı bebişimi yumuk yumuk, agucuk gugucuk sevdim. Prolaktinim tavan yaptı. Ondan nefret ettim.
Son dakika öğrenilen tanıdık veletin sünnet töreni için alel acele hazırlık yaptık. Maşallah dedik. Nefret etcek birşey bulamadım. Buldum! Şimdiden 14 şubatı düşündüm. AŞKın tanımını bir yerlerde yaptım. A:ACI-Ş:ŞUURSUZLUK-K. KISKANÇLIK tan başka birşey aklıma gelmedi. Erostan nefret ettim.

1 Şubat 2011 Salı

DAHA GENÇSİN!!!!

HADİ TOPLA YÜZÜNÜ PRENSES
ÜZÜLME KATLA HÜZNÜNÜ
KALDIR ÇEKMECENE BİR YERLERE SAKLA
DAHA ÖMRÜNÜ TÜKETECEK
NİCE YARALARIN OLACAK
KABUKLARI DÜŞECEK
YENİDEN KANAYACAK
KIRMAK İSTİYOR BIRAK GİTSİN
GİTMEK İSTİYOR BIRAK GİTSİN
BİR DAHA GELMESİN
İSTER YEN İSTER YENİL
DAHA GENÇSİN ÖĞRENECEKSİN
İSTER SEV İSTER SEVİL
DAHA NELER GÖRECEKSİN
İSTER YEN İSTER YENİL
DAHA GENÇSİN ÖĞRENECEKSİN
İSTER SEV İSTER SEVİL
DAHA NELER GÖRECEKSİN
EN SEVDİĞİN YALNIZLIĞINI AL GEÇİR SIRTINA
ESERSE HAFİFTEN HÜZÜN ÜŞÜMEZSİN
BELKİ ELMACIKLARIN ISLANIR
FENAMI YANAKLARIN ALLANIR
AĞLA, DURMA AĞLA
BİRAZ RUHUN CİLALANIR
KIRMAK İSTİYOR BIRAK GİTSİN
GİTMEK İSTİYOR BIRAK GİTSİN
BİR DAHA DÖNMESİN
İSTER YEN İSTER YENİL
DAHA GENÇSİN ÖĞRENECEKSİN
İSTER SEV İSTER SEVİL
DAHA NELER GÖRECEKSİN
İSTER YEN İSTER YENİL
DAHA GENÇSİN ÖĞRENECEKSİN
İSTER SEV İSTER SEVİL
GENÇSİN... GÜZELSİN...
GRİPİN
p.s: Kadim dostlarıma ve kardeşimin kadim dostlarına... Günün anısına!

26 Ocak 2011 Çarşamba

YANLIŞ YERDE OLMAKTANSA YALNIZ OLMAK İYİDİR ?!!!

Bu aralar bir garibim, aksi nalet! Bir bakmışım ingilizce çalışırken bir bakmışım Katre-i Matem'i okuyor sonra bir bakmışım açmış film izliyorum. Birgün full makyajla dolanırken birgün bir at kuyruğu saçla salaş salaş dolaşıyorum. Anlık öfke, mutluluk ,hüzün modları geçişi yaşıyorum. Bozuk plak gibi zamanı sürekli geçmişe sarıyorum. Sardıkça beynimde geçmişe söylenmemiş sözler üretiyor geçmişle kavga ediyorum. Kendimi bazen Charlie Chaplin gibi sesi kısılmış bir görüntü gibi buluyorum. Sonra kendi halime gülsemmi ağlasammı bilemiyorum. Bir bakmışım gereksiz yerde ortalığı suluyorum, tepki vermem gereken yerde aval aval bakıp avaz avaz susuyorum. Bir diyorum düzenli kullandığım ilacın yan tesiri depresifim bir yandan saçmalama bariz duygu durum bozukluğundasın söyle gitsin sonra diyorum sus bitsin! Bir hayatımdan gereksizleri çıkarıyorum bir çıkardıklarımın ardına düşüyorum. Bir bakmışım hiç sürmediğim mavi oje sürüyor, limangodan durduk yere fuşya pogon saat siparişi veriyor, totom donduğu halde mavi t-shirtü üstümden çıkarmıyorum. Erken evlendide göğemi erdi diye kuzenimi çekiştirirken doğan bebişine içten içten gıptayla bakıyorum. Neden kötü ile en kötü arasında tercih yapıyorum bunu birtürlü anlamıyorum. Yanlışı buluyor yanlışa kızıyor sonra bir bakmışım yanlışı kendime yüklüyorum. Cemile olmakla Caroline olmak arasındaki adaletsiz savaşı içimde şidddetlendiriyorum. Sonra içimde Mevlana sözleri yankılanıyor. Ne fark ederki bir kör için elmasda bir camda bir...Sana bakan bir körse sakın kendini camdan sayma diyor gene gururumu tabanken tavan yapıyorum. Umut çiçeklerim yeniden yeşeriyor. Sonra kendimi 1.5 yıl sonra Kıbrıs'ta ya da Eskişehir'de ya da İstanbul'da ya da İzmir'de hayal ediyorum. Binmişim arabama almışım yanıma köpeğimi sahilde turluyorum. Sonra uzağa ne gerek tatil yapsak ya diyorum. Kaderdaşlarımla Dalaman'a hatta Stocholm'a Amsterdam'a hatta herşeye inat Roma'ya Paris'e Venedik'e gidiyorum. Kötümser modum ruhumu kötürüm bırakmadan hayal baloncuklarıma tutunup uçuyorum çok uzaklara....
Bukadar tatil planının üstüne bu film gider derken nerden bilirdim ruhumu bukadar okşayacağını, kendimi Amanda ya da İrish gibi hissedeceğimi... Hatta nerden bilirdim JUDE LAW'a aşık olacağımı:)))Kesinlikle izlenesi hayal kurulası umut edilesi.....:P Birgün belki....

7 Ocak 2011 Cuma

GAME OVER


"AŞKIN BUKADAR SIRADAN OLMADIĞINA İNANIYORUM BEN. ÖNCE SIRADANLARI YAŞAYACAKSINKİ, GERÇEK OLANI ANLAYABİLESİN..." NAZIM HİKMET
Aslında "Mutlu yıllar!!! " çığlıkları atalı oldukça zaman oldu ama üşengeçlikten mi diyelim depresif tavırlardan mı diyelim-ki ikinci durum sözkonusu gibi- arayı açtım. Yılbaşını gönül isterdiki tüm sevdiklerimle geçirmek ama tercihimi bu kez İstanbul'dan yana kullandım.
Pıtırcıklarımla önce evde home party yaptıktan sonra Caddebostan Hayal Kahvesinde gittik. Önce ortamın abes tipleri gibi görünsekde Kübalı(!) grup bizi ortama dahil ediverdi. Sonrasında taksiye binerken ve taksiciyle geçen diyaloglar, street fighter yapan hatun ve gece yarısının çoktan geçe kapımızın önüne ters böcek misali yıkılıp doğrulamayan komşu çift gecenin komedi unsurlarıydı.

Home party menüsü

Ah bir zengin olsam hayalinde nasıl ışınlanırım denemeleri yaparken:P

Yeni yılın ilk gecesinide Beyoğlu 45lik Plak da geçirmek süperdi. ÖMÜR GÖKSEL'den UMURUMDA MI DÜNYA? yı tüm sevdiklerime o gecenin anısına armağan ediyorum. Yılbaşı hediyemdeki melekli notumdaki gibi tüm meleklerim hepbirlikte, herdaim mutlu olalım olur mu?
Bir de sevgili Kadıköy Belediyesi nedir bu E-10nun tutarsız saatleri? Beni gecenin bir körü bir çifte rağmen taksiye mahrum ettiğiniz için sizi kınıyorum hıh!
Tabii hadi gel köyümüze geri dönelimden sonra köyde -10lu havalar başlayınca ev mahkumiyeti ve mahrumiyeti baş gösterdi. Bu durumda;
1. Sun expressin düzenlediği yarışmaya umut bağlanıp Antalya tatili hayalleri kurulmaya başlandı,
2.El emeği göz nuru köpekli kartı hazırlayan ve beni gururlandıran minik mektup arkadaşıma mektup yazıldı,
3. Puzzle ve kitap arayışına girildi,
Veee sonunda KORUYUCU MELEĞİM isimli bu yapboza karar verildi. İstanbul'dan sipariş verilen kargom için bilgilerimi doğrulamak amaçlı arayan bayana "Nezaman gelir?" diye sorulunca "Immmm... Ardahan yazmışınızda ben bilmiyorum yerini çok uzakmı?" sorusuna dumur olup "Oldukça. Doğu Anadolun'nun da doğusu, gürcistan sınırı!" denildi. :S?!!!!:((( Ayrıca çoğu VİCTORİA FRANCES yapıtı olan bu puzzlelara gönül bağlandı.


MUSMUTLU,HUPHUZURLU,ŞAPŞANSLI,AŞKLIMEŞKLİ,SEVGİ YUMAKLI YENİ YILIMIZ OLMASI DİLEĞİYLE....